1718’de imzalanan Pasarofça Antlaşması’ndan 1730’daki Patrona Halil İsyanı’na kadar geçen 12 yıl, Osmanlı tarihinde Lale Devri olarak anılır. Uzun savaşların ardından gelen bu barış döneminde İstanbul; bahçeler, köşkler, eğlenceler ve yeni fikirlerle tanıştı. Dönemin adı ise sonradan, 20. yüzyılın başında verildi.

III. Ahmed ve Damat İbrahim Paşa

Dönemin iki kahramanı vardı: Sultan III. Ahmed ve damadı, Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa. İbrahim Paşa, 1718’den 1730’a kadar sadrazamlık yaptı. Savaş yerine diplomasiyi seçti, Avrupa’yı yakından tanımak için elçiler gönderdi.

Neden lale?

Lale, Osmanlı süsleme sanatında zaten çok sevilen bir motifti. Ancak bu dönemde lale merakı bir tutkuya dönüştü: Yeni lale türleri yetiştirildi, bunlara özel adlar verildi ve nadir soğanlar çok yüksek fiyatlara satıldı. Bahar gecelerinde düzenlenen lale eğlencelerinde, bahçelerin mumlarla aydınlatıldığı anlatılır.

Paris’e giden elçi

1720’de Yirmisekiz Mehmed Çelebi elçi olarak Paris’e gönderildi. Döndüğünde yazdığı Sefaretname’de Fransız saraylarını, bahçelerini ve gündelik hayatını ayrıntılarıyla anlattı. Kâğıthane’de yapılan Sadabad Sarayı ve çevresindeki köşkler, bu gözlemlerden de izler taşıyordu.

İlk Osmanlı matbaası

Lale Devri’nin belki en kalıcı yeniliği matbaadır. İbrahim Müteferrika, 1727’de aldığı izinle Osmanlı Türkçesi kitaplar basan ilk matbaayı kurdu. Matbaadan çıkan ilk kitap, 1729’da basılan Vankulu Lügati adlı sözlüktür.

Nedim ve Levnî

Dönemin ruhunu en iyi yansıtanlar bir şair ile bir ressamdır. Şair Nedim, İstanbul’u, Sadabad’ı ve hayatın zevklerini anlatan şiirler yazdı. Nakkaş Levnî ise minyatürlerinde dönemin insanlarını, kıyafetlerini ve şenliklerini canlı renklerle resmetti.

Sert bir son

1730’da İran cephesinden gelen kötü haberler ve İstanbul’daki pahalılık, halkın ve yeniçerilerin öfkesini artırdı. Eylül 1730’da Patrona Halil önderliğinde başlayan isyanda Damat İbrahim Paşa öldürüldü, III. Ahmed tahttan indirildi ve yerine I. Mahmud geçti. Sadabad’daki köşkler de isyancıların hedefi oldu.

Lale Devri bir yandan israf ve gösterişle eleştirildi, öbür yandan matbaa ve Avrupa’ya açılan pencereyle Osmanlı’da yeniliğin ilk adımı sayıldı.

Bugün nerede görebilirsiniz?

Topkapı Sarayı’nın önündeki III. Ahmed Çeşmesi (1728), dönemin en güzel eserlerinden biridir. Hemen ardından yapılan Tophane Çeşmesi (1732) de aynı süslemeci üslubu taşır. Topkapı’ya giderken bu çeşmeye mutlaka bakın.

Sadabad Sarayı’ndan bugüne pek bir şey kalmadı. Ancak Kâğıthane Deresi kıyısında, sarayın bulunduğu bölgede 1863 tarihli Sadabad Camii yükseliyor.

Kâğıthane Deresi ve Sadabad Camii. Lale Devri'nin Sadabad Sarayı bu derenin kıyısındaydı.
Kâğıthane Deresi ve Sadabad Camii. Lale Devri'nin Sadabad Sarayı bu derenin kıyısındaydı.